banner

Geleceğin Sektörüne Şimdiden Hazırlanmak: Yaşlılık Ekonomisi

Written by

Geçtiğimiz günlerde Twitter’da gezinirken şuna benzer bir haber başlığı gördüm: “Çocuklarımız, gelecekte şu an olmayan mesleklerde çalışacaklar.” Evet, muhtemelen öyle olacak. Teknolojik gelişmelerin “artarak hızlanan” ivmesinin sonucu olarak bazı meslekler ve iş alanları kaybolurken, bazı meslekler ve iş alanları ortaya çıkıyor. Örneğin aşağıda Dünya Ekonomik Forumu’nun 2018 yılında yayınlamış olduğu “The Future of Jobs” isimli detaylı raporunda yer alan “2022 Yılındaki İş Manzarası” şeklinde çevirebileceğimiz bir tablo yer alıyor.

Tabloda üst tarafta lacivert renkle yazılmış olanlar 2022 yılında ön planda olacak meslek dalları yer alıyor. Alt tarafta gri renkle yazılmış olanlarsa yine 2022 yılı itibariyle artık deyim yerindeyse “önemini kaybetmiş” meslek dalları yer alıyor. Gördüğünüz gibi son günlerin popüler mesleği olan Veri Bilimi, gelecekte de adından çok söz ettireceğe benziyor. Ancak 3 yıl sonra popüler olacağını bildiğiniz bir mesleği seçmek için çok geç kalmış gibi hissedebilirsiniz. Bu oldukça normal. Yine yukarıda yazdığım, yazının ana konusu olan “çocuklarımızın gelecekte şu an olmayan meslekleri yapmasına” gelelim. Çocuklarımız için durum aşağı yukarı belli. Peki biz ne yapabiliriz? Oturup sıfırdan Veri Bilimi, Makine Öğrenmesi, Yazılım ve Kodlama gibi alanlarda kendimizi geliştirebiliriz. Ancak bugün size başka bir öneri getirmeye çalışacağım. Tıpkı Tesla, SpaceX, Uber’in yaptığı gibi.

Tesla, SpaceX, Uber diyerek dikkatleri çektiysem konuya “ufaktan” giriş yapalım. Nedir bu şirkelerin ortak noktası? Evet, göz önündeler. Evet, inovatif çalışmaları var. Ancak başka bir ortak noktaya dikkat çekmek istiyorum. Bu şirketler yarının iş modellerini bugünden hayata geçirip yarının dünyasına insanları hazırlamaya çalışıyorlar. Elektrikli otomobillere ihtiyacımız şu an için yok. Ya da Mars’ta yaşamamız bir süre daha gerekmiyor. Mevcut sarı taksiler (her ne kadar ülkemiz için sıkıntılı olsa da” hala bizi bir yerden bir yere götürebiliyor. İşte, şu an belki 2022’nin trendleri için geç kalmış olabilirsiniz. Ancak geleceği tasarlamak, geleceğin iş modeline şu an başlamak hepimizin elinde. Bu büyük bir fırsat. Özellikle de akla gelmeyen bazı alanlarda: Yaşlılar.

Yaşlılık ekonomisi yeni bir kavram olarak hayatımıza girmeye hazırlanıyor. Hala pek çok insan, yönetici, akademisyen ve politikacı tarafından önemi fark edilmemiş bir kavram. Ülkelerin sosyo-ekonomik yapısını yakından takip etmeyen insanların bile duyduğu bir durum var: Avrupa nüfusu yaşlanıyor, bu yüzden genç insan göçü alıyorlar. Eurostat’ın 2018 yılındaki verilerine göre Avrupa’da bir kadının doğuracağı çocuk sayısı ortalama 1,6, bununla beraber Avrupa’daki ölen nüfusu doldurmak için ortalama çocuk sayısının 2,1 olması gerekiyor. Yani Avrupa’da gelecekte oldukça yaşlı bir nüfus tüm dünyayı (ve gözü açık girişimcileri) bekliyor. Bu durumun benzeri Türkiye için de geçerli. Sadece son 10 yıla baksak bile doğum oranının sürekli bir biçimde düşmesi benzer senaryoların ülkemiz için de geçerli olacağını gösteriyor.

Özellikle Avrupa’da nüfusun git gide yaşlanacağını anladık. Peki bu yaşlanan nüfus üzerinden nasıl bir ekonomi inşa edilebilir? Burada insanların yaratıcılığına açık geniş bir oyun alanı mevcut. Akla ilk gelen alanlardan biri sağlık. Elbette gelecekte sağlık alanındaki gelişmelerden dolayı yaşam süreleri de uzamaya başlayacak. Bunun sonucu olarak da elimizde hem yaşlı hem de daha uzun yaşayan insanlar olacak. Başka bir alan ise eğitim olabilir. “Hayat boyu öğrenme” gibi kavramlar bir süredir hayatımıza girmeye başladı. Emeklilik sonrası yaşamda insanları öğrenmeye, yeni hobiler edinmeye veya yazının başında bahsettiğim gibi kodlamaya, veri bilimine yönlendiren kurslar olabilir. Akıllı bastonlar, anatomik ve GPS’li ayakkabılar… Üzerine düşündükçe pek çok farklı alanla ilgili bu insanlara yönelik pek çok iş fikri insanın aklına geliyor.

Yaşlıların dünya ekonomisinde daha fazla yer edinmesi sadece yeni iş alanlarına yol açmayacak. Mevcut sektörlerin de iş modellerini ve yoğunluklarını doğrudan etkileyecek. Örneğin ilaç sektörü için ilerleyen zamanlarda bambaşka bir iş örgütlenmesi ortaya çıkacak. Belki şu anda yer alan odak noktalarına “Yaşlı İlaçları” isimi bir alan eklenebilir. Bekleyip, göreceğiz.

Yazının başında bahsettiğim üç şirketin başka bir ortak noktaları da var. Bu üç şirket şu anda çok büyük şekilde zarar ediyorlar. Hatta geçtiğimiz günlerde halka açılan Uber’den örnek verelim: Şirket geçtiğimiz yıl 3 milyar dolar zarar etti. Halka açıldığı zamansa piyasada bir değerlemeye uğradı: Şu an Uber’in piyasa değeri 82,4 milyar dolar! Ancak bu firmalar halka açılsa da açılmasa da geleceğin dünyasını şimdiden inşa etmeye (ve yönetmeye) başladılar. Yaşlılar konusunda siz neden geleceğin dünyasını tasarlamayasınız?

Bloomberght

Amerikanın Sesi

WeForum

Article Categories:
Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Shares