banner

Paylaşım Ekonomisi Hakkında Bir Pazar Araştırması: Paylaştığın İçin Teşekkürler!

Written by

İnsanların ürünleri ve hizmetleri yeni satın alması yerine, paylaşmaları için çevrimiçi olarak büyüyen bir trend var. Markalar tehdit altında mı, yoksa bu trendi kucaklamalı mı?

“Paylaşım ekonomisi” terimi birçok markayı korkutabilir. Bu terim; yeni ürün satın almak yerine mal ve hizmetlerini birbirleriyle paylaşmak isteyenlere hitap eden, gelişmekte olan bir mini sanayiye atıfta bulunuyor.Yükselen internet kullanımı ve ekonomik kriz, bu alt ekonominin büyümesini hızlandırıyor, çünkü insanlar günlük ihtiyaçlarına hızlı ve uygun maliyetli çözümler arıyorlar ve bu durum köklü markaları tehdit ediyor. Bu aktivite, günümüzde yüksek bir satın alma maliyeti olan ancak nispeten düşük kiralama maliyetine sahip olan ürünlere ve hizmetlere odaklanıyor. Bu iş modelinin eniyi bilinen örneği ilk beş yılında dokuz milyon kişiye hizmet verdiğini açıklayan konaklama paylaşımı hizmeti olan Airbnb olarak gösteriliyor.

İnsanlar tarihler boyunca çevresindekilerle paylaşmış olsalar da, yeni araştırmalar, paylaşımın“teknolojinin aracılık ettiği örgütlü bir hareket” haline geldiğini öne sürmektedir. Pazarlama Haftası tarafından yürütülen ve GfK şirketi tarafından yapılan Pazar araştırması, İngiltere’nin çevrimiçi nüfusunun yüzde 13’ünün diğer bireylerden ürün veya hizmet kiralamak için bir web sitesi kullandığını tespit etti. İnternet kullanıcılarının yüzde sekizi ürünleri kiralamak için bir web sitesi kullandı ve  paylaşım ekonomisinin tahmini piyasa değeri 1.1 milyar sterlin oldu.

Paylaşım ekonomisi, oldukça yeni ve adapte olmaya çalışan bir pazar, bu yüzden genellikle diğer çevrimiçi aktivitelerin farkında olan ve oldukça teknoloji meraklısı insanlar bu piyasada daha yoğunlukta karşımıza çıkıyor. Öte yandan, Colin Strong, GfK Teknolojnin İngiltere Genel Müdürü, ‘’İnsanların bu tür işlemlerle daha rahat hissetmeye başladıkları bir tutum değişikliği var. ” diyor. Bu durum ürünleri satın almak yerine kiralamanın artan popülaritesi ortaya koyuyor ve tüketici zihniyetinde “sahiplenmek” kavramından  “kullanıcı” kavramına doğru bir değişiklik olduğunu gösteriyor.

Daha detaya inmek gerekirse finansal etkenler, insanların bu hizmetleri kullanmasının en popüler sebebi olmaya devam ediyor. Araştırmaya göre, ürünleri kiralayan kişiler yılda ortalama 327 £ kazanıyorlar ve bu kişilerin ortalama kazançları tek bir alan için ayda £ 90’a ulaşıyor, ancak bu durum ürün veya hizmet türüne bağlı olarak büyük ölçüde değişiyor. Aslına bakarsak; tasarruf ekonomisi hizmetleri, hem maddi tasarruf hem de gerçekten daha iyi bir ürün olduğunda en iyi şekilde çalışıyor.

Paylaşımın artan popülaritesi, köklü markalara ve iş modellerine bir meydan okuma olarak da görülebiliyor. GfK araştırması, ürünleri satın alan kişilerdeki davranış ve marka-müşteri etkileşimlerinin doğasındaki değişimi, insanların uzun vadeli hizmete dayalı ilişkilere olan ihtiyacına bağlıyor.

Bir dizi büyük marka, paylaşım ekonomisine entegre olduklarından emin olmak için şimdiden adımlar atıyor. Örneğin, BMW, Almanya ve ABD’de faaliyet gösteren bir araba kiralama hizmeti olan DriveNow’un kurucu ortaklarından biri olarak bu ekonomiye adım attı. GfK’da Strong, “Diğer markaların bu alanda nasıl adım attığını görmek ilginç olacak” diyor ve ekliyor “Markalar bu hizmetlerin yeni pazarlar yarattığını ve bunun bir parçasını istediklerini biliyorlar. Gelişen bir piyasayı yenemezseniz, ancak ona katılmak anlamlı bir hareket olacaktır.”

Paylaşım ekonomisinin sunduğu büyüme fırsatlarına rağmen, bu hizmetlerin korunması ve yasallığı konusunda endişeler devam ediyor. Özellikle, kişilerin hiç tanımadığı insanlarla iletişime geçme konusunda endişelerini arttıran riskler var. Hatta bu durum başka bir kişinin mülküne girmeyi içeriyorsa durum daha da riskli olma ihtimali taşıyor. Konaklama paylaşımı hizmeti olan Onefinestay’ın CEO’su Greg Marsh, paylaşım-ekonomi iş modelinin hala yasal ve kültürel açıdan nispeten yeni olduğu göz önüne alındığında bu tür uyuşmazlık ve problemlerin kaçınılmaz olduğuna inanıyor. Öte yandan, paylaşım siteleri bu riskleri azaltmak adına, rezervasyon maliyetine dahil olan kimlik doğrulama, derecelendirme ve katı sigorta poliçelerine dayandırılıyor.

Paylaşım Değerleri

% 13 Birleşik Krallıkta ürün veya hizmet kiralamak için bir paylaşım sitesi kullanmış olan çevrimiçi nüfus yüzdesi

% 30 Gelecekte çevrimiçi olarak ürün kiralayabilecek kişilerin muhtemel yüzdesi

% 77 Ürünleri veya servisleri kiralayan kişilerin sosyal sorumluluk değerleri açısından ortalama yüzdesi

Özetle durum gösteriyor ki, paylaşım ekonomisi yeni olmasına rağmen son hızla günümüz insanının hayatına adapte olmaya geliyor. Bu durum, çoğu maliyeti düşürürken bir çok pazarlama düşüncesini de kökten değiştirecek gibi gözüküyor. Çoğu köklü şirket duruma ayak uydurmaya çalışırken, insanların beklentileri ve markalarla ilişkileri de değişecek gibi görünüyor. Süreç bu şekilde ilerlerken, paylaşım ekonomisi siteleri ve uygulamaları da riskleri azaltacak önlemler üzerinde son sürat çalışmalarına devam ediyor ve müşteri deneyimlerini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor.

Marketing Week

Article Categories:
Müşteri Deneyimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Shares