banner

Unilever Tinder Kullanmaya Başladı

Written by

Unilever yeni teknolojileri kullanan ve yenilikçi adımlar atmayı kendine misyon edinmiş bir şirket olarak, dünya çapında da adını sıkça duyduğumuz Tinder’ı kullanmaya başlayacak. Şirket sıkıcı işleri minimize ederek yaratıcılığı yükseltmeyi amaçlıyor. Bunun için “Fikirler için Tinder”(Tinder for ideas) adlı projesini duyurdu. Unilever daha fazla verimlilik elde etmek, zaman ve maliyeti yarı yarıya düşürmek için bu projeyi yürütüyor. 9 Temmuz’da Londra’da gerçekleşen IRI Growth Summit konferansında konuşan Unilever’in Tüketici ve Pazarlamadan sorumlu başkan yardımcısı Stan Stanunathan, dağ gibi çok olan fikirlerin çok az bir bütçeyle bu şekilde değerlendirilebileceğini ifade etti.

Şirket içinde geliştirilen fikirler aynı Tinder uygulamasında olduğu gibi sağa kaydırıldığında fikrin beğenildiği, sola kaydırıldığında ise fikrin beğenilmediği anlamına gelecek. Unilever fikirleri ve fikirlerin değerlendirme sürecini hızlandırırken; pazarlamacıların uygulama sayesinde karar verme sürecini de kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Uygulama anlık geri bildirim özelliği ile açık uçlu sorular içeriyor. Ayrıca fikri birlikte dizayn etmek için çeşitli seçenekler de mevcut. Unilever’in Tüketici ve Pazarlamadan sorumlu başkan yardımcısı Stanunathan, genelde 24 ile 48 saat arasında fikirlere geri dönüş alındığını söylüyor ve ekliyor “Bu klasik geri bildirim anlayışından daha düşük maliyetli ve daha verimli bir yöntem. Amacımız yarı zaman ve maliyetle iki kat daha fazla etki ve verimlilik.” Bu proje sayesinde yeni fikirlere “neden olmasın” anlayışıyla yaklaşıp şirket içi düşünmeyi arttırarak sıkıcı işlerin azaltılması ve verimliliğin arttırılması bekleniyor.

Stan Stanunathan Coca-Cola’da on yıl geçiren bir pazarlamacı olarak, teknolojiyi kullanmanın pazarlamanın geleceği için çok önemli olduğunu açıkça belirtti: “Teknolojiyi benimsemek pazarlığa açık  değildir; ya onu yaparsınız ya da dinozor olursunuz.” Ayrıca teknolojinin bundan sonra geçtiğimiz yıllardaki gibi yavaşça ilerlemesinin mümkün olmadığını, bu yüzden daha faydalı bir teknoloji için çalışılması gerektiğini vurguladı.

Stanunathan, pazarlamanın kitle pazarlamasından kitlesel kişiselleştirmeye geçtiğini söyleyerek yakında bu anlayışın da değişip gelişeceğini ekledi.

“Hızlı tüketim ürünlerinin kitlesel kişiselleştirmeye gideceğini biliyor, ancak kitlesel kişiselleştirmenin son nokta olduğunu düşünüyorsanız emniyet kemerinizi bağlayın. Süreç kitlesel kişiselleştirmeden kitlesel hiper kişiselleştirmeye geçecek. ” diyor Stan Stanunathan.

Konuşmasını da yeni teknolojinin hızına direnç gösterenlere bir uyarı cümlesiyle noktaladı: “Değişmezseniz değişeceksiniz”.

Kaynak

Article Categories:
Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Shares